Hukuk Dilinde Bilirkişi Ne Demek ?

Emre

New member
Hukuk Dilinde “Bilirkişi” Ne Demek?

Selam dostlar,

Geçen hafta arkadaş grubumuzla adliyede geçen bir dava süreci üzerine sohbet ederken “bilirkişi” kavramı yine gündeme geldi. Kimi “mahkemenin gizli silahı” dedi, kimi “tarafsız ama insan sonuçta, tamamen objektif olabilir mi?” diye sordu. O an fark ettim ki çoğumuz bilirkişinin tam olarak ne yaptığını, hukuk dilinde ne anlama geldiğini ve neden bu kadar önemli olduğunu aslında bilmiyoruz. İşte bu yazıyı da, hem kendi merakımı hem de sizlerin ilgisini harmanlayarak hazırladım.

---

Bilirkişinin Hukuktaki Tanımı

Bilirkişi, Türk hukuk sisteminde mahkemenin çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda başvurduğu kişidir. Yani hâkim, hukuk dışındaki uzmanlık alanlarında karar vermek için bilirkişinin görüşüne başvurur. Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesi bu durumu açıklar: “Hakim, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünü alabilir.”

Bilirkişi, karar verici değildir; sadece mahkemeye ışık tutan bir uzmandır. Ancak, sunduğu rapor çoğu zaman davanın yönünü belirler. Çünkü hâkim teknik bilgilere vakıf olmayabilir ama bilirkişinin raporu o teknik noktaları hukuk süzgecinden geçirilebilir hale getirir.

---

Gerçek Hayattan Bir Hikâye: İnşaat Davasındaki Bilirkişi

İzmir’de yaşanan bir inşaat davasında, bina yıkımı sonrası mal sahipleri müteahhidi kusurlu buldu. Mahkeme, olayın teknik yönünü değerlendirebilmek için bir inşaat mühendisi bilirkişiyi atadı.

Bilirkişi, yapının kolon donatılarını, beton dayanıklılığını ve zemin analizlerini inceledi. Hazırladığı rapor, müteahhidin malzeme standartlarını ihlal ettiğini ortaya koydu. Sonuçta mahkeme, bu rapor sayesinde adil bir karara ulaştı.

İşte bu örnek, bilirkişinin “adil yargılamanın sessiz kahramanı” olduğunu gösteriyor.

---

Verilerle Bilirkişilik: Artan Talepler, Genişleyen Alanlar

Adalet Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 2024 itibarıyla kayıtlı bilirkişi sayısı 80 bini aştı. En çok bilirkişilik yapılan alanlar sırasıyla inşaat, maliye, bilişim ve sağlık. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte siber suçlar ve bilişim hukuku konularında bilirkişilere olan talep her yıl ortalama %15 artıyor.

Bu artışın temel nedeni, hukukun teknolojiye yetişme çabası. Artık davalar sadece kâğıt ve imzadan ibaret değil; e-posta kayıtları, dijital izler, veri tabanı analizleri bile delil olarak değerlendiriliyor. Böyle durumlarda hâkim, elbette teknik uzmanlığa ihtiyaç duyuyor.

---

Kadın ve Erkek Perspektiflerinden Bilirkişilik

Toplumda kadın ve erkeklerin olaylara yaklaşım biçimi farklılık gösterebiliyor; bu durum bilirkişilik mesleğinde de hissediliyor.

Erkek bilirkişiler genellikle pratik ve sonuç odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Onlar için önemli olan “teknik doğruluk” ve “belgeyle ispat”. Bir erkek bilirkişinin raporunda cümleler nettir: “Beton numunesi şu değeri aşmıştır.” veya “Sistem kayıtları şu tarihte silinmiştir.”

Kadın bilirkişiler ise duygusal zeka ve iletişim yönünden fark yaratıyor. Onlar genellikle mağdurun psikolojisini, olayın insani boyutlarını da hesaba katıyor. Bir kadın psikolog bilirkişi, sadece travmanın derecesini değil, mağdurun sosyal çevresinin etkisini de analiz eder. Bu durum, mahkemenin olayın insani yönünü görmesine yardımcı olur.

Bu çeşitlilik aslında adaletin çok boyutlu doğasını yansıtıyor. Adalet yalnızca yasa maddeleriyle değil, insan hikâyeleriyle de şekillenir.

---

Bir Bilirkişinin Sorumluluğu: Tarafsızlık ve Etik Denge

Bilirkişinin omzundaki yük ağırdır. Çünkü hazırladığı rapor bir insanın hayatını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle 2016 tarihli “Bilirkişilik Kanunu” tarafsızlık ilkesini sıkı bir biçimde düzenlemiştir.

Bilirkişi, taraflardan biriyle geçmişte ticari, sosyal veya mesleki bağı varsa görevi kabul edemez. Aksi halde rapor geçersiz sayılabilir. Yani, bilirkişi sadece bilgiyle değil, etikle de donanmış olmalıdır.

---

Hukukta Bilirkişilik: Yargının Görünmeyen Nabzı

Bir başka örnekte, bir banka dolandırıcılığı davasında bilişim uzmanı bilirkişi, sahte e-postaların nasıl gönderildiğini tespit etti. Mahkeme, bu raporu esas alarak suçun dijital izlerini değerlendirdi.

Bir başka olayda, adli tıp bilirkişisi, ölüm nedenini bilimsel verilerle açıklayarak bir cinayet dosyasının seyrini değiştirdi.

Bilirkişi raporu, çoğu zaman hâkimin vicdani kanaatini şekillendiren temel unsurlardan biri olur.

---

Bilirkişinin İnsan Yönü: Uzman ama Aynı Zamanda Vatandaş

Bir hukukçu bilirkişinin ifadesiyle:

> “Her raporu yazarken kalemim titrer, çünkü arkasında bir hayat var. Hata yapma lüksümüz yok.”

Bu söz, mesleğin insani yönünü ortaya koyuyor. Bilirkişiler, sadece uzman değil; adaletin kalp atışlarını duyan vicdanlı bireylerdir. Onların işi, sadece “doğruyu bulmak” değil, “doğruyu göstermek”tir.

---

Sonuç: Adaletin Sessiz Rehberleri

Bilirkişilik, hukukta adalet terazisinin hassas kefesidir.

Bir taraf bilgiyle ağır basar, diğeri duyguyla; ama nihai denge, dürüst bir bilirkişi raporuyla sağlanır.

Bugün ister bir inşaat mühendisi, ister bir psikolog, ister bir yazılım analisti olsun, bilirkişiler hukukun görünmeyen nabzını tutar.

---

Forumdaşlara Sorular

– Sizce bilirkişiler, her zaman gerçekten tarafsız kalabiliyor mu?

– Bir dava sürecinde, bilirkişi raporuna ne kadar güvenirdiniz?

– Erkeklerin teknik, kadınların duygusal yaklaşımı adalet için bir zenginlik mi, yoksa dengesizlik mi yaratıyor?

– Hiç bilirkişi raporuna dayalı bir davaya tanık oldunuz mu? Deneyimlerinizi paylaşır mısınız?

Haydi, adaletin perde arkasını birlikte tartışalım.

Söz sizde forumdaşlar…
 
Üst